Survivor Evreninde Sınırlarını Zorla!

 

2017 Survivor Şampiyonu Ogeday Girişken, 151 günlük soluksuz Survivor maratonunu cüretkar sporculara ithafen Fitnews ile huzurlarınıza sunuyor. Kendisi, spor tutkunlarını konfor alanlarından çıkmaya davet ediyor ve bambaşka bir deneyimden söz ediyor; sarsılmaz irade, süreklilik, açlıkla savaş…

Dünyanın en fit adamıyla bir spor salonunda karşılaşsaydınız onun antrenmanını aksatmayan, doğru beslenme kurallarına harfiyen sadık kalan biri olduğunu düşünebilir ve kusursuz geniş kollara ya da belirgin karın kaslarına ulaşmasına hiç şaşırmayabilirsiniz. Peki, bu fit beyefendi ile ıssız bir adada hayatta kalma mücadelesi sırasında neler yaşayabileceğinizi hiç aklınıza getirdiniz mi? Konfor alanlarımızın dışına çıktığımızda, beslenme alışkanlıklarımız ya da günlük antrenman rutinlerimizin ne kadarı bizi ilgilendiriyor? İşte Türkiye’nin rayting rekorları kıran yarışması 2017 Survivor şampiyonu Ogeday Girişken, bize bu soruların yanıtlarını anlatıyor. Zira Ogeday, adada geçirdiği zaman boyunca ortaya koyduğu istatistiklerle yarışmaya damga vurdu. Bu güne kadar “En çok oyuna çıkan yarışmacı” unvanını kazanan Ogeday, toplam 151 gün boyunca 448 oyuna çıktı. 257 oyun kazandı, 20 bayrak oyununu aldı ve sekiz bireysel dokunulmazlık hakkına sahip oldu hem de tüm yoksunluklara karşı… 1992 doğumlu, Marmara Üniversitesi BESYO mezunu ve Fenerbahçe Kürek Takımı’nda lisanslı sporcu aynı zamanda ülkemizi Milli formayla temsil eden Ogeday Girişken ile sınırlarını zorlayan Survivor evrenini, Kalamış Wyndham Grand Hotel’de bulunan Shape Fitness Merkezi’nde konuştuk.

Ogeday Girişken’i hiç tanımayan birine nasıl anlatırdınız?

Tamamen kendi halinde, insanların çıkarları için onlarla konuşmayan, kötülük düşünmeyen, “Aman ben bunu yapmayayım da bana dokunmasınlar, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demeyen samimi bir insan… Egoları olmayan, yerine göre sinirlendiği durumları ölçülü bir şekilde dile getiren, ancak damarına basıldığında duramayan, açık sözlü biri olarak kendimi tanımlayabilirim.

Sporun sizin için anlamı nedir?

Sporun benim için anlamı, nefes almak gibi… Beni tatmin etmesi en büyük motivasyonum. Diğer yandan spor yapmak, bedenen ve ruhen dinç olmam için gereken tek şart.

İyi bir sporcu hangi özelliklere sahip olmalı?

Bence bir sporcuda sahip olması gereken en önemli özellik disiplin ve çok çalışma.

Kürekçiliği ne zamandır yapıyorsunuz? Neden bu spor dalında uzmanlaşmaya karar verdiniz?

Kürekçiliğe 2007-2008 yılında başladım. Yüzme, futbol, basket gibi dallarla da ilgilendim ama beni tanımlayan spor, kürek oldu. Kürek sporunu diğer spor dalları arasında özel bir yere koymak gerekiyor. Çünkü sabah erken kalkmak zorundasınız ve günde çift antrenman yapmanız gerekiyor. Elleriniz nasır olmasına ya da su toplamasına karşın durmamanız, kilometrelerce kürek çekmeye devam ermeniz gerekiyor.

Başka ne tür spor dallarına ilgi duyuyorsunuz?

Biraz değişik gelecek belki ama eskrim sporunu çok seviyorum. Patlayıcı kuvveti, kondisyonu, koordinasyonun önemli olduğu bir spor ve ileride uzmanlaşmak istediğim bir dal. Ayrıca golf de ilgimi çeken spor dalları arasında.

Hangi takımı tutuyorsunuz? Örnek aldığınız, hayranlık duyduğunuz sporcular kimler?

Fenerbahçe’yi tutuyorum. Sevdiğim sporcular arasında ise Kerem Tunçeri var. Bugüne kadar hakkında kötü bir haber çıkmamış, sahada da kavgalara karışmamış efendi biri ve onu örnek alıyorum.

Survivor’a katılma fikri nasıl doğdu?

Doğa ve rekabet hayatımın odağında yer alıyordu. Yarışmada her ikisi de vardı. Survivor Türkiye’de ilk kez yayınlanmaya başladığında, yarışmaya başvuru yaptım.

2017 Survivor’ın ön elemelerine ve yarışmaya kabul edildikten sonra, nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz? Ne tür bir antrenman yaptınız, nasıl beslendiniz, haftada kaç gün, günde kaç saat çalıştınız?

Elemeler sırasında, 2017 Survivor’a katılacağımı gerçekten hissettim. Çünkü elemelere girdiğimde jüriden gelen tepki oldukça olumluydu. Onların güler yüzlülüğüyle, üzerimde durmalarıyla, ekstra sorular sormalarıyla seçileceğimi hissettim. Ardından rutin antrenmanlarıma devam ettim. Zaten sporcu olduğum için belli bir programım vardı. Sadece son haftalarda antrenman programımı daha da yoğunlaştırdım. Antrenmanlarımı atış, denge, sürünme, eğilme kalkmalara, zıplamalara yönelik daha efektif ve hız odaklı yoğunlaştırdım. Haftada üç antrenman dolu dolu, bir gün dinlenme sonra yine üç antrenman günü oldu. Günde ortalama 2.5 saat çalışıyordum. Yani haftanın yedi gününün bir gününü dinlenme veriyordum. Beslenmem ise değişmedi. Sadece son bir ay kala şekeri tamamen kestim.

Birinci olmayı bekliyor muydunuz?

Evet bekliyordum.

Kendine hakim ve oldukça sakin bir yapıya sahipsiniz ve bunu 151 gün boyunca ortaya koydunuz. Bunu neye borçlusunuz? Meditasyon yapıyor musunuz?

Aslında çok sakin değilim. Arkadaşlarım da bu duruma çok şaşırdı. Demek ki açlık bazı insanlarda sinir yapıyor, bazılarında farklı tepkiler verdiriyor. Bende de sonuç sakinlik oldu. Onun dışında ayrı bir çalışma ya da meditasyon yapmıyorum. Tabii babamın bana sık sık hatırlattığı bir öğüt var: “Oğlum ne olursa olsun hep sakin ol. Sen çok kürek çektiğin için 10 yıldır çok güçlü kuvvetli bir adamsın. Birine herhangi fiziksel bir atılım yaptığın zaman gücünün-kuvvetinin farkında olmadığın için ciddi zararlar verebilirsin” diye beni hep uyardı ve telkinde bulundu. Babamın bu söyledikleri benim için önemli bir öğüt oldu. O yüzden kendimi çok tuttum ve görmezden geldim.

Survivor’un size kattığı en önemli şey ne oldu?

Tevazu.

Yarışmadan kalan anılar arasında unutulmaz olanlar hangileri?

Acun Ilıcalı’nın ödül olarak ciğer öğününü açıkladığı zaman kendimden geçtiğim anı hiç unutmuyorum.

Yarışma öncesi fiziksel ölçüleriniz neydi, yarışma sonrası bu oran ne oldu?

Yarışma öncesi ölçülerim; boyum 1.90, kilom 90 kiloydu. Kas oranımı hatırlamıyorum, yağ oranım 10.7’ydi.

Survivor’a katılacak birine neler tavsiye edersiniz?

Yarışmaya gitmemesini… Çünkü tek cümleyle, kısa ve öz “çok zor”… Hiç ama hiç kolay değil.

O kadar aç kalmak nasıl bir duygu?

İnanılmaz zor. Çünkü vücut kendini kapatmaktan bir önceki evre ile karsılaşıyor resmen… Yarışma bu durumu bana dibine kadar yaşattı. Gerçekten isminin hakkını verdi; bize survivor oldu…

Peki, sizi yarışmada ayakta tutan ne oldu?

Arkadaşlarıma verdiğim sözler… Her gün rekabet ve mücadelenin olması kazanma hırsımı ateşledi.

Yarışmanın ardından rutininize dönerken neler yaşadınız?

Rahat bir yatak ile buluşmak inanılmaz bir histi. Daha doğrusu ilk bir kaç gün uyuyamadım. Çünkü sert zemine çok alışmıştım. Yatak çok rahatsız geldi ama simdi acısını çıkarıyorum.

En çok neyi özlediniz?

Ailemi ve koşmadan yemek yemeyi.

Günlük rutininizde nasıl beslenirsiniz?

Survivor’dan gelince inanılmaz abartarak yemek yedim ama şimdi beslenmem protein ağırlıklı ve asla şeker yok. Ekmek çok nadir yerim iradeli bir insanım. “Yemeyeceğim” dediğim bir şeyi asla yemem. Şu an son 2-3 aydır sabahları altı yumurta, yulaf ve lor peyniri yiyorum. Öğle yemeğinde de bir kahve ve meyve olarak muz yiyorum, akşam yemeğinde de protein ağırlıklı besleniyorum. Ekmek ve tatlı yemiyorum. Özellikle şekeri kestim. Şeker ihtiyacımı meyvelerden almaya çalışıyorum.

Şu an ne tür ekipmanlarla çalışıyorsunuz, kuvvet kazanmak için hangi hareketler favorileriniz arasında yer alıyor?

Şu an crossfit yapıyorum. Ağırlık antrenmanları favorilerim arasında. Ama her zaman önceliğim vücut ağırlığı, barfix, TRX, squat, tek ayak squat’lar şu sıralar programımda ağırlık kazandı. Diğer yandan şunun altını çizmek isterim; ben bodybuilding’ciler gibi değil atletik vücut taraftarıyım.

Yarışmanın ardından neler olmasını beklediniz ya da bekliyorsunuz? Bundan sonraki süreçte hayalleriniz ve planlarınız neler?

Bazı projelerde rol almak istedim, ama tabii tecrübem ve eğitimim olmadığı için sözünü ettiğim projelere dahil olamadım. Şimdi oyunculuk eğitimi alıyorum ve spor yapmaya devam ediyorum. Eğitimim ardından yer almak istediğim projeler var. İşimi severek yapıp insanlara güzel bir seyir zevki vermek ve ekran önünde onlarla beraber tekrar karşı karşıya gelmek istiyorum. Bu belki bir spor programı olabilir, belki dizi, belki sinema, belki bir reklam… Ama şu an eğitimimi tamamlamak ve ardından takipçilerimin karşısına çıkacağım.

Son olarak, hayaliniz olan yarış teknesini yaptırabildiniz mi?

Yarış teknesini daha alamadım ama bunun sözünü kendime verdim. Beni bilen bilir en yakın zamanda bunu gerçekleştireceğim.

Antrenmanlarda en yüksek verimi almanızı sağlayacak beş ipucu vermenizi istesek neler söylersiniz?

Birincisi, iyi bir ısınma, ikincisi hareketlerin iyi gözlemlenip doğru şekilde yapılması, üçüncüsü gaza gelmeden herkesin kendi kilosuna göre antrenman yapması, iyi beslenme ve en önemlisi antrenmandan sonra iyi bir esneme. Bence bunlar yapıldıkça sağlık açısından büyük sorunlar yaşamadan ilerlenir, hem de zamanla çabuk olmasa bile sağlıklı bir şekilde uzun vadede sağlıklı bir forma girilebilir.

fitnews

Fitnews. Sağlıklı Yaşam Rehberiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir