İsacan Akhan, Sezonluk Değil Her Mevsim Formda

0
18

“Egzersiz yapmak serotonin, endorfin ve dopamin gibi mutluluk hormonlarının salınımını da arttıracağı için hayata daha pozitif bakmaya ve yaşanılan sorunlara mantıklı çözümler üretebilmeye yardımcı olacaktır.”

Röportaj: Merve AKKAYA / Fotoğraflar: Savaş YILMAZ

Ülkemizin popüler fitness profesyonelleri arasında belki de en istikrarlı forma sahip olan İsacan Akhan, yaşıtlarının aksine çok daha dingin ve sağlık dolu bir hayat yaşamayı tercih ediyor. Pek çok ulusal derecenin yanı sıra, ülkemizi atletik fizik kategorisinde yurtdışında da temsil etmiş olan İsacan Akhan ile, sağlıklı yaşam algısını ve hep formda kalmanın yollarını konuştuk.

  • Sizi tanımayan okurlarımız için, biraz kendinizden bahseder misiniz?

1993 Uşak doğumluyum. 15 yaşıma kadar Uşak’ta yaşadım. Babamın isteğiyle bir süre futbol spor okuluna gittim. Topla oynamaktan zevk almak yerine tabiri caizse “bitse de gitsek’’ düşüncesiyle sık sık saati kontrol ediyordum. Bir süre sonra da çeşitli bahaneler bularak çalışmalara gitmemeye başladım. Çünkü basketbolu seviyordum. Ama Uşak gibi bir şehirde sağlam pota ve kaliteli zemin bulabilmek çok zordu. Basketbol aşığı birkaç arkadaşımla her gün buluşup bozuk zeminli ve kırık potalı sahalarda gece yarılarına kadar şut yarışmaları yapardık. O senelerde Tracy McGrady hayranı olduğumdan basketbolcu olma hayaline kapılmıştım. Lise birinci sınıfın sonlarında İstanbul’a yaz tatili için gittiğimde Galatasaray Basketbol Spor Kulübü’nün seçmelerinin yapılacağını öğrendim. Seçmelerden başarıyla geçip yıldız takım kadrosuna girdim ve ailemle birlikte Uşak’tan İstanbul’a taşınmaya karar verdik. Basketbol yeteneğim her sene gelişiyordu ve küçük yaşta profesyonelliğe ilk adımımı Yeşilyurt Spor Kulübü’nün 2. Lig takımına transfer olarak atmış oldum. Lise eğitimimi sürdürürken Yeşilyurt Spor Kulübü’nün hem genç hem de A takım kadrosunda oynuyordum. Üniversite sınavlarına hazırlanma süreci de eklenince adeta 24 saat yetmemeye başladı. Düzensiz uyku, düzensiz beslenme, aşırı çalışma ve yoğun stres dizimden sakatlanmama neden oldu. Bir süre sonra ağrılarımdan merdiven bile çıkamayacak hale geldiğimde basketbol kariyerimin sonlandığını anladım. Devam ederek daha fazla kendime zarar vermenin anlamı yoktu. Birçok uzman hekime tedavi oldum tek çarenin ameliyat olduğunu söylediler. Tek bir doktor ameliyata gerek olmadan yalnızca kuvvetlendirme ve esnetme çalışmaları yaparak iyileşebileceğimi söyledi. O zamana kadar hiç kuvvet çalışmaları yapmamıştım. Hatta fitness salonlarının nasıl bir yer olduğuna dair en ufak bir fikrim bile yoktu. Ameliyat olmak istemediğim için kuvvet ve esnetme çalışmalarını denemek istedim. 

  • Son zamanlarda ülkemizde fitness ve sağlıklı yaşam trendi gittikçe daha da popülerleşiyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bence egzersiz yapmak trend olmaktan ziyade yemek yemek, su içmek gibi doğal ihtiyacımız haline gelmesi gerekiyor. Ülke olarak profesyonel spor branşlarında başarısız olmamızın temel nedeni bence tamamen bu. Egzersize lüks gözüyle baktığımız sürece başarılı olamayacağız.

  • Sağlıklı yaşam koçları ve kişisel antrenörlerin yeni uygulamaya başladığı ve çok yaygın olan ‘uzaktan eğitim’ hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce randımanlı bir çalışma sistemi mi?

Ben 2013 yılından beri uzaktan eğitim sistemiyle binlerce kişiye danışmanlık yaptım ve hâlâ da yapmaya devam ediyorum. Açıkçası bu sistemde eğitimi düşünmüyordum. Sosyal medya üzerinden birkaç kişi uzaktan eğitim danışmanlık talebinde bulunmuştu. Önceleri çok ciddiye almadım ancak bu kişilerin sayısı katlanarak artınca bir çözüm üretmek zorundaydım. Talepte bulunan kişilere nasıl bir sistem oluşturmamız gerektiğini danıştım. Bu kişilerle farklı şehirlerde, hatta farklı ülkelerdeyiz. Nasıl bir iletişim ağı kurulabilir ve eğitim takibi yapılır bunu ciddi şekilde düşündüm. Sonunda kendi araştırmalarım ve danışanlarımın fikirleri üzerine bir website kurdum. Düzenli ve sistematik işleyen bir eğitim ile çok başarılı gelişim sağlayan danışanlarım olduğunu gördükçe bu eğitim sistemine olan inancım da arttı.

  • Bir fitness profesyoneli olarak, genel olarak nasıl bir beslenme ve antrenman düzenine sahipsiniz?

Öncelikle beslenme düzenimden bahsedecek olursam; Yıllardır günlük tüketmem gereken kalori hesabıma sadık kalarak besleniyorum. Günlük tüketmem gereken protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineralleri miktarlarını dengeliyorum. Tek tip beslenmekten ziyade tükettiğim gıdaları çeşitlendiriyorum. Sağlıklı yağları, hayvansal ve bitkisel proteinleri fazlasıyla tüketiyorum. Karbonhidratı da lif oranı yüksek ve glisemik indeksi oldukça düşük gıdalardan yana kullanıyorum.

  • Sizi tanıyanlar bilir. Her zaman formdasınız. Bu formu korumak nasıl bir disiplin ve özen gerektiriyor?

Hayatta bir felsefem var; doğru ve istikrarlı çalışmak ve en önemlisi de kendine saygı duymak… Tabir-i caizse asker gibi yaşayan bir adamım. Beslenme saatim, antrenman düzenim, sosyal aktivitelerime ve işime ayırdığım zaman bellidir. Bir gün bile bu düzen şaşmaz. Çünkü bu sistemi hayatınızın “önemliler” kısmına yerleştirirseniz bir süre sonra yemek yemek ve su içmek gibi doğal bir hal almaya başladığını göreceksiniz. Ben bu işi en öncelikle ‘’sağlıklı yaşam’’ için yapıyorum. Bu istikrar ve düzende sürekli gelişim sağlamak bence çok normal. Asıl gelişim sağlamamak saçma olurdu diye düşünüyorum. Kendime saygı duyma noktasına da değinmek istiyorum; Vücudumuz o kadar mükemmel bir sistem ve laboratuvar ki, bunu geliştirmek bence bir ibadettir.

  • Vücut geliştirmedeki akademik başarılarınız nelerdir? (Yarışlar, eğitimler vs.)

Haliç Üniversitesi’nde dört sene ‘’vücut geliştirme ve fitness antrenörlük’’ eğitimi aldım. Akademi eğitimi haricinde gerek yurtiçi, gerek yurtdışında birçok prestijli eğitime katıldım. Bunların haricinde de atletik fizik kategorisinde Türkiye Şampiyonluğu ve Dünya Şampiyonası derecelerine sahibim.

  • Yakın gelecekte yarışma planınız var mı? Profesyonel kariyerinizdeki hedefleriniz nelerdir?

2019 yılında IFBB Avrupa Şampiyonası, IFBB Dünya Şampiyonası, IFBB Olympia Amateur ve IFBB Arnold Classic yarışmalarına katılmayı düşünüyorum. Yarışmalar benim için bir amaç değil yalnızca araçtır. Yarışmalar olsa da, olmasa da ben vücudumu en verimli şekilde geliştirmeye devam edeceğim. Yarışmalar ise bu işe gönül veren sporcularla tanışmama ve kendimi tanıtmaya yarıyor. Ben sadece eğlenmeye odaklanan biriyim. Yarışma hırsına kapılmanın psikolojik olarak oldukça tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

  • 2018’in ilk sayısında, okurlarımız yeni yıl mesajınızı merak ediyor…

Bedeninize saygı duyun, kendinizi sevin ve değer verin. Parayla satın alamayacağımız harika bir sisteme sahibiz. Bunu bozmak yerine daha da geliştirmeye çalışın. Stresten uzak durun. Hayat bir şeyleri kafaya takmak için çok kısa. Kötü ve çirkin düşüncelerden kurtulun. Olumlu ve güzel düşünceler üretin. Tüm bunlardan sonra hayatınızın çok güzel bir yola girdiğini göreceksiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here