GymholIx motive eder!

0
43

Türkiye’nin ilk yerli spor malzemeleri üreten markası Gymholix, 2013 yılında satışa sürdüğü mesaj içeren t-shir’ler ile çığır açmıştı. Ama markanın planları çok daha farklıydı. Hayallerini müşterileriyle paylaşan, onların dileklerini gerçekleştirmeye çalışan, sporun merkezde olduğu bir hayat tarzını büyütüp çoğaltmak istiyorlardı. İşte, Gymholix’in motive eden gerçek öyküsü…

Türkiye’nin ilk yerli spor malzemeleri üreten markası Gymholix, 2013 yılında kuruldu. Marka henüz düşünce aşamasında iken, o yıllarda Gymholix kurucularından Demet Özkaya uluslararası bir Amerikan şirketinde insan kaynakları departmanında çalışıyordu. Eşi Özcan Özkaya ise sekiz yıldır çeşitli spor dallarıyla uğraşıp hangisinin kendisi için en uygunu olduğuna karar verememiş bir mühendisti. Her ikisi de çoğumuz gibi, spora gidecek enerji ve motivasyonu toplamaya çalışıyordu, kendilerine ilham kaynakları arıyordu. Ama her ikisinin de tutkuları ve hayalleri gerçek ve nefes alan türdendi. Onlar hayatında spor olmadan yapamayan bir çiftti. Fitili ateşleyen Demet oldu. Uzun zamandır fitness ve koşmaya büyük ilgisi olan Demet, takip ettiği yabancı fitness kanallarında onu motive eden, üzerinde eğlenceli yazılar taşıyan t-shirt ya da ağırlık malzemelerini radarına aldı. Neden Türkiye’de bu tarz giysiler ve ekipmanlar yoktu? Demet, o an hızlıca Özcan’ı aradı ve “Gymholix” ismi böyle ortaya çıktı. Kulağa fonetik açıdan keyifli gelen “Gymholix” aynı zamanda Türkçe’ye çevrildiğinde “Spor bağımlısı” anlamını çağrıştırıyordu. İşte o günden bu güne Özcan’ın mühendislik bilgisi ve Demet’in tasarım yetisi bir araya geldi ve Türkiye’nin ilk yerli spor malzemeleri üreten markası ortaya çıktı. Sonrası ise hızlı ve bir o kadar başarılı bir öykü… Dilerseniz şimdi gerisini Demet ve Özcan’dan dinleyelim…

Demet ÖZKAYA

“İŞİMİZİ SEVİYORUZ”

  • Gymholix’in enerji dolu, ilham verici bir hikayesi var. Kurulma aşamasından sonra neler oldu?

Demet Özkaya: İlk olarak 2013 yılında motivasyon yazılı t-shirt’ler ile işe koyulduk. O kadar çok sevildi ki müşterilerimiz sosyal medya üzerinden selfie çekerek paylaşımlar yaptı. Sonrasında ikinci ürün olarak meşhur “Wrist Wrap” (Bilek Sargısı) üretimine başladık. Bu, Gymholix için ilk kilometre taşı oldu. İşimizi severek yapıyorduk; firmanın her şeyiyle kendimiz ilgileniyorduk. İkinci kilometre taşımız ise 2014’te Özcan’ın kendine tasarladığı fonksiyonel fitness istasyonu ile başladı. O yıllarda Özcan’ın CrossFit’e ilgisi vardı ve kendinin tasarladığı bir fitness istasyonu olmuştu. Sonrasında istasyonu görüp beğenen kişiler oldu ve sipariş verdiler. Hiç beklemediğimiz bir şeydi ve biz de şaşırmıştık.

  • Peki, Gymholix ürünlerine sadece internet siteniz üzerinden mi ulaşabiliyoruz?

D.Ö.: Gymholix olarak satışlarımızın yüzde 90’ını internet üzerinden yapıyoruz. Sitemizde aktif bin 600’e yakın üye bulunuyor. Web sitemizde tüm ürünlerimizin fiyatları, özellikleri gayet net ve açık olarak belirtiliyor. Mail ortamında iletişim kuruyoruz. Genelde en geç 24 saat içinde mail’lere cevap veriyoruz. Instagram, Facebook, Google Business üzerinden de talep ve istekler geliyor. Onlara da anında cevap veriyoruz ve web sitemize yönlendiriyoruz. Diğer yandan müşterilerimizin bize güveni sonsuz. Çoğu ürünümüzde ürüne bağlı garanti süreleri söz konusu. Müşteri memnuniyeti her şeyden önce geliyor. Ürünlerle ilgili her türlü geri bildirimi değerlendiriyoruz. Müşterimize en kısa zamanda dönerek durumu çözüyor veya bir Ar-Ge süreci başlatıyoruz.

  • Spordan kazanıp, spora destek olduğunuzu biliyoruz. Türkiye’de Powerlifting ve CrossFit yarışmalarına sponsor oldunuz. Başka yarışmalar da olacak mı?

D.Ö.: Powerlifting ve CrossFit Türkiye’de hızla büyüyen iki spor dalı. Fakat biz ilk olarak Powerlifting için çalışmalara başladık. Bildiğiniz gibi “Gymholix” olarak Strongman ve Powerlifting ekipmanları üretmekteyiz. Bu spor dalları ekipman-aksesuar açısından en çok ağırlığı ve dayanıklılığı gerektiren branşlar. Dolayısıyla bu tip organizasyonlarda yer alıp hem ekipmanlarımızın dayanıklılığını kanıtlamış oluyoruz hem de takipçilerimizle birlikte spor yapıyoruz. İlk sponsorluğumuzu Türkiye Powerlifting Derneği Başkanı Gürhan Gürler’in desteğiyle bu yılın başında “Powerlifting Türkiye Şampiyonası” olarak gerçekleştirdik. Sonrasında 30 Nisan’da Powerlifting Avrupa Şampiyonası yapıldı. Her iki organizasyon da çok güzel geçti. Türkiye’deki genç powerlifter’ların cesareti, enerjisi ve gücüne tanıklık ettik. Yakın zamanda çeşitli organizasyonlara sponsor olarak veya kendi yarışmalarımızı yaparak devam etmek istiyoruz.

“TÜRKİYE’DE TEK FİRMAYIZ”

  • Sadece standart ekipmanlar üretip stok tutmuyorsunuz. Kişiye veya işletmeye özel farklı renklerde ve özelliklerde ekipmanlar da üretiyorsunuz. Bu durum üretim açısından zor olmuyor mu?

Özcan Özkaya: Türkiye’de bunu yapan tek firmayız ve bu özelliğimizle fark yaratıyoruz. Üretim açısından oldukça sıkıntılı ve uzun bir süreç aslında. Ancak biz bu hizmetimizden vazgeçmiyoruz. 12 farklı renk ve renk kombinasyonuyla üretim yapabiliyoruz. İstasyon ve ekipmanlardaki bu renklilik, işletmeye ayrı bir hava katıyor. Kimi zaman müşterilerimiz, firma logolarıyla aynı renklerde ekipman sipariş ediyor. Hatta özel projelerde firma logolarını istasyon üzerine lazer kesim olarak işliyoruz. Yani diyebiliriz ki biz butik çalışan bir firmayız. Farklı projeleri ve özel tasarım ekipman üretimini çok seviyoruz.

  • İki yıldır Türkiye’yi dünya çapında yapılan “Strongman” yarışmalarında temsil ediyorsunuz. Bu tecrübelerinizi Gymholix ile nasıl birleştirdiğinizi anlatabilir misiniz?

Ö.Ö: Kışın snowboard yaparken bir anda “ben strongman olacağım” dedim. Esneklik gerektirmeyen, saf güç odaklı “Strongman”e 2015 sonunda merak saldım. Ama iki büyük sorun vardı; birincisi nereden öğreneceğim, ikincisi ekipman yok. Neyse ki internetin uçsuz bucaksız faydalarından yaralanıp; online bir kitap satın aldım; “Cube Method”. Sonrasında ise Amerika’da kendime online bir eğitmen bulup uzaktan eğitim aldım. Ekipman sorunu çok büyük değildi aslında; üretim mühendisi olarak amacım her zaman “daha güçlü ve dayanıklı ekipmanlar” üretmek. Strongman ile bunu en ekstrem noktalarda deneyebiliyorduk. Gymholix olarak ürettiğimiz ekipmanlarla aynı özellikte Strongman ekipmanları üretip antrenmanlara başladım. Son iki yıldır da Finlandiya’da düzenlenen U105 (105kg sınıfı) Strongman Champions League World Series’te mücadele ediyorum. Bu yarışmalarda tanıştığım yeni atletlerden aldığım fikirler ve gördüğüm yeni ekipmanlar, kimi zaman Gymholix için ilham kaynağı olabiliyor.

Taşınabilir spor salonu: FastBox

™FastBox 2015 yılının sonunda düşünüp tasarlamaya başladığımız ve 2016’daki Sağlıklı Yaşam ve Spor Fuarı için bitirdiğimiz bir proje. Projenin asıl amacı taşınabilir spor salonu meydana getirmekti. Askeri kullanım amaçlanmıştı. Fakat otel veya yeri olmayan ama dışarıda spor yapmayı düşünen işletmeler için de düşünülebilir. Ürün 5 metrekarelik bir konteynırdan yapıldı. Tabii ki Avrupa’da bu tarz taşınabilir spor salonları mevcut ancak biz en küçüğünü ve kurulum açısından en fonksiyonelini yapmayı hedefledik. Bu anlamda bildiğimiz kadarıyla FastBox Avrupa’da üretilen en küçük ve kurulunca büyüyebilen en verimli taşınabilir spor salonu oldu. Tek bir kişi herhangi bir alet-ekipman kullanmadan 10 dakikada kurabiliyor. Açıldığında yaklaşık 6-7 kişinin antrenman yapabileceği 25 metrekarelik bir spor salonu haline dönüşüyor. Sonrasında tekrar kapanıp, istenen yere taşınabiliyor. FastBox çok büyük bir ilgi gördü. İlk siparişimizi ise Diyarbakır Amerikan Üssü’nden aldık. Geçici görevde olan Amerikan askeri için biraz farklı bir versiyonu `FastBox 1453′ adıyla tasarladık. Taşınabilir spor salonu projesi kapsamında üçüncü siparişimizi ise Koç Spor Topluluğu için aldık. Bu ay ürünün görsellerini paylaşacağız. Gymholix olarak imkansız denilen şeyleri yapmayı çok seviyoruz. Bu konuda çok uzman bir ekibimiz var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here